Dosya
Dijital Çağın Gerçek Öncüleri Gençlerdir!
İlginç zamanlardan geçiyoruz. Her şey her an değişiyor, dönüşüyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak algıl...
Dosya
Yazı hayatı ve edebiyat dahil, düşünce ve sanata dair bütün alanlar için sıkça karşımıza çıkan bir söylemdir bu. Sıkça vurgulanan bu söylemin sanatta ve düşüncede ilerlemek isteyen özellikle genç isimleri etkilemediğini söylemek mümkün değil. Nitekim, daha mazbut, daha dindarâne bir hayat yaşarken, bu söylemin etkisinde zaman içerisinde sanatta, düşüncede, edebiyatta `özgürlük ve özgünlük` adına değerlerde bir gevşeme, haram-helâl sınırları konusunda bir aşınma yaşayan epeyce isme de rastlayabiliyoruz. En başta şunu söyleyelim: Özgürlük ayrı şey, serbestlik ayrı şey. Ama bu yaklaşımda serbestliğin özgürlük olarak tanımlandığını görüyoruz. Aradaki farkı açıklamak gerekirse, canının her çektiği tarafa çekilmek, keyfinin her istediği şeyi yapmak insanın `özgür` olduğunu göstermez, bilakis o insanın keyfinin ve nefsinin esiri olduğunu gösterir. Özgürlük iradî bir çabayla gerçekleşir, dolayısıyla `hayır` diyebilme gücünü de gerektirir. Rüzgârın önündeki bir yaprak veya tüy, baksak, serbest…
Bu yazının tamamını okumak için abone olmanız gerekmektedir. Tüm yazılara erişmek için abonelik paketlerimizi inceleyebilirsiniz.
Abone Ol